Yazar "Bimay, Muzaffer" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 20 / 36
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Adem-i merkeziyet (Yerinden yönetim)(Nobel Akademik Yayıncılık, 2022) Bimay, MuzafferÖğe Batman örneğinde göçün kentleşme üzerindeki ekonomik etkileri(Akademisyen Kitabevi, 2019) Bimay, Muzaffer; Kaypak, ŞafakÖğe Belediye meclislerinde temsil ve katılım: Batman, Mardin, Adıyaman örneği(Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, 2019-10) Bimay, Muzaffer; Bulut, YakupHalkın seçtiği organların karar alma süreçlerinde etkin olması, özellikle halka en yakın birim olan belediye yönetimlerinde temsil ve katılımın işlevsel hale getirilmesi, yerel demokrasinin gelişimi açısından önemli bir konudur. Çünkü temsil ve katılımın yerel yönetimlerde uygulanma düzeyi, bir bakıma demokrasinin gelişmişlik ölçütü olarak da gösterilebilir. Ancak zaman zaman temsilin işlevselliği ve meclislerin bir karar organı olma vasfı sorgulanmakta ve etkinliği tartışabilmektedir. İşte bu çalışma, Mardin, Batman, Adıyaman ölçeğinde belediye meclislerinin temsil ve katılım açısından pozisyonlarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu çerçevede öncelikle araştırma alanın sosyo-ekonomik özelliklerine değinilmekte, daha sonra belirtilen alanlarda belediye meclis üyelerinin temsil ve katılıma ilişkin yaklaşımları irdelenmektedir.Öğe Belediyelerde karar verme süreci: Batman örneği(Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, 2017) Eren, Veysel; Bimay, MuzafferGündelik yaşamamızda bireyler, gerek özel gerek iş hayatlarının her anında karar verme davranışı ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Kamu yönetiminde de yöneticiler için en önemli yönetsel faaliyet karar vermedir. Günümüzde hızla yaşanan ve toplumların siyasal ve yönetsel yapılarında köklü değişmelere yol açan gelişmelere aynı hızla uyum sağlayabilmek için karar vericilerin zamanında, hızlı, etkin ve rasyonel kararlar vermeleri gerekmektedir. Bu çalışmada, halka en yakın yönetim birimi olan belediyelerde karar alma süreçlerinin demokratik yerel yönetim anlayışı içerisinde nasıl gerçekleştirildiği ve bu karar süreçlerini etkileyen faktörlerin neler olduğuna ilişkin siyasal ve kurumsal boyutlar Batman Belediyesi örneğinde ele alınmaya çalışılmıştır.Öğe Büyükşehir belediyelerinin sürdürülebilir çevre yönetim politikaları: Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi örneği(2020-12-31) Bimay, Muzafferİnsanoğlunun gelecekte yaşamını sürdürebilmesinin en temel şartlarından birisi sürdürülebilir çevrenin sağlanmasıdır. Dünyada ve Türkiye‟de sanayileşme, nüfus artışı, kentleşme ve teknolojideki gelişmelere bağlı olarak son iki yüzyılda artan çevresel sorunlar, yerel, ulusal ve küresel toplumsal yaşamı tehdit eder hale gelmiştir. Kentlerde meydana gelen bu çevresel sorunları önlemede kimlerin hangi politikaları uygulayacağı ve yetki, görev ve sorumluluk açısından sınırlarının ne olacağı son dönemlerin önemli bir tartışma konusu olarak karşımıza çıkmıştır. Buradan hareketle bu çalışma, hızlı nüfus artışı nedeniyle sürekli büyüyen kentlerin artan çevre sorunlarını çözmek ve bunu sürdürebilir hale getirmek için büyükşehir belediyelerinin ne tür politikalar uyguladıkları ve bu sorunlarla mücadelede yetki, görev ve sorumluluklarının neler olduğunu Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi örneği üzerinden açıklamaya çalışmaktadır. Buna ek olarak, çevresel sorunlarla mücadelede dünyadaki ve ülkemizdeki sürdürülebilir çevre politikalarının gelişim seyrine değinilmekte ve büyükşehir belediyelerinin çevreye ilişkin görev, yetki ve sorumlulukları merkez-yerel ilişkileri bağlamında ela alınarak öneriler geliştirilmektedir. Çalışmada kullanılan bulgular, nitel veri toplama yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi‟nde çevre sorunlarıyla ilgilenen birimlerin yetkilileriyle yapılan görüşmelerden elde edilmiştir. Elde edilen bulgulardan, sürdürülebilir çevre konusunda Büyükşehir Belediyesinin görevleri kapsamında hizmet sunmayı içselleştiği, ancak sürdürülebilir çevreyi sağlamada yetki, görev ve sorumlulukları açısından sınırlı kaldığı ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla sürdürülebilir çevrenin kentlerde sağlanabilmesi için çevre konularındaki tüm görev ve yetkilerin büyükşehir belediyelerinde toplanılması gerektiği ayrıca belirtilmiştir.Öğe Çevre bilinci(Nobel Akademik Yayıncılık, 2022) Bimay, MuzafferÖğe Çevre etiği(Nobel Akademik Yayıncılık, 2022) Bimay, MuzafferÖğe Çevre yönetiminde merkezi ve yerel yönetimlerin rolüne ilişkin bir değerlendirme(2021-01-15) Bimay, MuzafferSon iki yüzyılda dünyada, sanayileşme ve hızlı kentleşmeye bağlı olarak artan ve farklılaşan çevre sorunları ve bu sorunlarla mücadele yöntemleri hep tartışılagelmiştir. Özellikle 1970’li yıllardan itibaren küreselleşme ve buna paralel gelişen yerelleşme sonucu oluşan çevresel farkındalık ve yanı sıra çevre hakkının üçüncü kuşak kolektif haklar temelinde ele alınmaya başlanması ile çevre sorunları, hem devletlerin hem de uluslararası aktörlerin ilgilendikleri öncelikli konulardan biri haline gelmiştir. Bu bağlamda, özellikle 1980’lerden itibaren ülkemizde de çevre yönetimine ilişkin gelişmeler hız kazanmış ve oluşturulan mevzuat ile çevre yönetimi, bakanlıklar ve taşra örgütlenmeleri aracılığıyla gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Sonraki yıllarda, yerelleşme ile birlikte yerel değerlerin ve yerel aktörlerin önem kazanması, çevre sorunlarının halka en yakın birimler aracılığıyla çözülmesi anlayışını geliştirmiş ve çevre yönetiminde yerel yönetimler lehine “eksen değişimi” yaşanmıştır. Bu çalışma ile çevre yönetiminde merkezi ve yerel yönetimlerin değişen rolleri, yetki ve sorumlulukları çerçevesinde ele alınmış ve günümüze kadar nasıl bir seyir izlediği de belirtilmiştir. Dolayısıyla çalışmada, hızlı kentleşmenin ortaya çıkardığı çevresel sorunlarla mücadelede merkezi ve yerel yönetimlerin görev ve sorumluluklarının dünyadaki gelişmelere paralel olarak nasıl değiştiğini teorik düzeyde yapılan analizlerle tespit edilmeye çalışılmıştır. Ayrıca bu çalışmada çevre yönetimine ilişkin merkezi ve yerel yönetimlerin sorumlulukları, ilgili mevzuat kapsamında kendileri için çizilmiş sınırlar dahilinde tartışılmıştır. Bu bağlamda çevre ve çevreye ilişkin gelişmelere değinildikten sonra çevre sorunlarıyla etkin mücadele için çağdaş değerleri esas alan çevreye ilişkin bir yönetim modeli geliştirilmeye çalışılmıştır.Öğe Dijital çağda kamu yönetimi ve etik(2017-11-16) Kaypak, Şafak; Bimay, Muzaffer; Yılmaz, VedatYazının ortaya çıkmasına bağlı olarak bilginin saklanması, depolanması ve bir noktadan başka bir noktaya transferi bilginin değerini arttırmış ve etki alanı genişlemiştir. Özellikle Sanayi Devrimi’nin ardından gelen internetin bulunuşu ve küreselleşme sayesinde yaşanan dijital devrimin etkisiyle toplumlar büyük bir değişim ve dönüşüm geçirmekte ve ağ toplumu haline geçmektedirler. Toplumların belli dönemlerde bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanma ve geliştirme becerileri kaderlerini büyük ölçüde etkilemekte ve bu teknolojilerin kullanım olanaklarına göre toplumlar, ekonomik, siyasal, sosyal ve kültürel alanlarda dünyadaki demokratik ve gelişmişlik endeksinde yerlerini almaktadırlar. Günümüzde kurumlar, etkin ve verimli bir yaşamı sürdürmek için önemli oranda veri ve bilgiye ihtiyaç duymakta, veri ve bilginin dijitalleşerek elektronik ürünlere dönüştürülmesi sayesinde yeni yönetim anlayışları ortaya çıkmaktadır. Kurumların örgüt yapıları değişmekte ve hiyerarşik yapıların yerini daha tarafsız, esnek ve daha bağımsız ağ tipi yönetimler almaktadır. Ancak, hızla artan bilginin sınır tanımazlığı yararları yanında toplumsal ve kültürel birçok felakete de yol açabilmektedir. Özellikle kamuda eşitsizlik, güven ve kişi mahremiyetinin zarar görmesi nedeniyle, kültürel ve kutsal yaşamın kuralları Dijital çağda sanal eylemler gerçekleştirildikçe değerini yitirmekte ve etik sorunlar ortaya çıkmaktadır. Sanal toplum için uygun etik ilkelerin geliştirilememesi, bu sorunların toplumda meydana getirdiği yıkım etkisini daha çok derinleştirmektedir. Bu çalışmada, Dijital çağda kamu yönetiminin etik bağlamında karşı karşıya bulunduğu olumlu veya olumsuz durumlar analiz edilmeye çalışılmıştır.Öğe Dijital çağda yerel yönetimler(Süleyman Demirel Üniversitesi, 2017-12-30) Kaypak, Şafak; Bimay, Muzaffer; Yılmaz, VedatDünya 2000’li yılların sonunda sanayi toplumundan bilgi toplumuna hızlı bir geçiş yapmıştır. Bilgi- iletişim teknolojileri kamu-özel bütün kurumları etkilemiştir. Elbette, bu etkileşimden yerel yönetimler de payını almıştır. Yerel nitelikteki halkın ihtiyaçlarını etkin ve verimli bir şekilde karşılamak amacını taşıyan yerel yönetimler, siyasal, yönetsel, ekonomik, sosyal, kültürel ve çevresel olarak pek çok farklı yapılanma ve beklenti ile karşı karşıya kalmışlardır. Öte yandan, bilgi toplumunun dijital ortamında getirilen yeniliklerin yerel halk tarafından öğrenilmesi, değerlendirilmesi ve katılımının sağlanması kolaylaşmıştır. Çalışma, 2000 yılından günümüze kadar, yerel yönetimler arasında yer alan il özel idareleri, belediyeler ve köylere yönelik yapılan düzenlemelere genel bir bakışla bakmakta ve dijital çağ olarak adlandırılan günümüzde yerel yönetimlerin nereden nereye geldiği, yerel halkın olanaklarının ve şu anki durumunun ne olduğu değerlendirmelerinin yapılması ile olumlu ve olumsuz yöndeki düşünceler ve çözüm yolları hakkında bilgilendirmeler yapma amacını taşımaktadır.Öğe Göç politikaları açısından Suriyeli sığınmacıların entegrasyonu üzerine bir inceleme(Gazi Kitabevi., 2021) Bimay, Muzaffer; Bulut, YakupÖğe Göç ve sığınmacı sorunlarının çözümünde merkezi yönetimlerin rolü: AB ve Türkiye(Çizgi Kitabevi, 2020) Bimay, MuzafferÖğe Göçe ilişkin kavram ve kuramlar(Çizgi Kitabevi, 2020) Bimay, Muzaffer; Bulut, YakupÖğe Göçün kentleşme üzerindeki sosyo-kültürel etkileri: Batman örneğinde bir çalışma(Gece Akademi, 2019) Bimay, MuzafferÖğe Hasankeyf’in yeni yerleşkesinde yaşam kalitesi açısından konut memnuniyetinin ölçülmesi(İdeal Kent Yayınları, 2022-12-31) Bimay, MuzafferBu makalenin amacı, yaşam kalitesi açısından konut memnuniyetinin ölçülmesine yönelik kapsamlı bir yaklaşım sunmaktır. Bu bağlamda yapılan çalışma, nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, Hasankeyf’in yeni yerleşkesinde ikamet eden 18 yaş üzeri 201 konut temsilcisi oluşturmaktadır. Yaşam kalitesi açısından konut memnuniyeti öznel ve nesnel göstergeler dikkate alınarak kentsel/çevresel, sosyal ve fiziksel özellikler Ortalama İndeksin Sınıflandırması kullanılarak ölçülmüştür. Elde edilen bulgulardan yola çıkarak kentte yaşayanların yeni yerleştikleri konutları fiziksel tasarım öğesi bakımından daha çok beğendikleri ve yerleştikleri konutlardan kaynaklı olarak maddi ölçütler açısından yaşam kalitelerinde eskiye göre artış olduğu, ancak konut yapı kalitesi, altyapı sorunları, hizmetlere erişim imkânları, ödeme koşulları ve konut maliyet yükü açısından konut memnuniyetsizliği ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Bu nedenle Hasankeyf’te yapılan yeni konutlardaki sorunların kısa sürede çözüme kavuşturulması, baraj yapımı vb. kamu politikaları nedeniyle yapılacak yeni konutların iç ve dış göstergelerle birlikte bir bütün olarak ele alınması ve konut alanlarının konut sakinlerinin ihtiyaçlarına göre uyarlanması gerekmektedir.Öğe Karşılaştırmalı yerel yönetimler analizi: İngiltere ve Türkiye örnekleri(İdeal Kent Yayınları, 2020-09-30) Bimay, Muzaffer; Bulut, YakupSosyo-kültürel yapı açısından çok farklı olmakla beraber köklü devlet gelenekleri açısından oldukça fazla yönetim deneyimine sahip olan İngiltere ve Türkiye’nin yerel yönetim sistemini karşılaştırmayı amaçlayan bu çalışma, bu iki ülkede uygulanan yerel yönetim sistemlerini, yapı, görev ve yetkileri bakımından farklı ve benzer yönlerini, merkez yerel ilişkilerini, idari, mali, denetim ve özerklik boyutlarını, desantrilize düzeylerini ele almaktadır. Tarihsel süreçte ve günümüzde merkezîleşme ve yerelleşme tartışmalarının çokça yaşandığı bu ülkelerde yerel yönetimlere ilişkin yasal ve anayasal düzenlemelerin ne olduğu, uygulamada yerel yönetimlerin ne kadar etkin olduğu görev, yetki, kaynak, harcama düzeylerinin nasıl bir seyir izlediği ortaya konmaktadır. Ayrıca demokrasi açısından da yerel yönetimleri ne anlam taşıdığı ve bu ülkelerde yerel yönetimlerin demokratiklik boyutunun nasıl bir seyir izlediği de belirtilmektedir. Dolayısıyla çalışmada Türkiye ve İngiltere yerel yönetim sistemleri karşılaştırılmakta, benzer ve farklı yönleri ortaya konmaktadır. Bu bağlamda öncelikle yerel yönetimlerin günümüz yönetim sistemleri açısından nasıl bir anlam kazandığına kısaca yer verildikten sonra, dünyada yerel yönetimlerin nasıl bir gelişim sağladığı ve nihayetinde İngiltere ve Türkiye’de nasıl bir yerel yönetim sisteminin varlığı tartışılacaktır.Öğe Kentleşme sürecinde çevresel anlamda kentlerin korunması ve sürdürülebilirliği sürecinde belediyelerin faaliyetleri: Batman Belediyesi örneklemi(IVPE, 2019) Bimay, Muzaffer; Yılmaz, VedatÖğe Küresel göç krizleri ve uluslararası göçlerin geleceğine ilişkin bir değerlendirme(Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, 2022-12-30) Bimay, MuzafferKüreselleşen dünyada adaletsiz dağılan ekonomi, iklim değişikliklerinden kaynaklanan çevresel sorunlar, uluslararası enerji kaynaklarının paylaşım mücadelesi ve bunun sonucunda ortaya çıkan savaş ve çatışmalar uluslararası göçleri arttırmış ve büyük ölçüde şekillendirmiştir. Bu durumun, bugün olduğu gibi gelecekte de yeni göç krizlerine neden olacağı düşünülmektedir. Buradan hareketle yapılan bu çalışmanın amacı, toplumsal değişmenin en önemli katalizörü olan uluslararası göçün önümüzdeki yıllarda nasıl bir sürece evirileceğini ve hangi göç krizlerine sebep olacağını tartışmaya açmaktır. Bu tartışma çoğunlukla üç göç türü üzerinden gerçekleşen krizlere odaklanmıştır. Bunlar; küreselleşmeyle birlikte teknolojik ve ekonomik gelişmelere bağlı olarak yapıla/yapılacak gönüllü göçler, savaş, iç çatışmalar gibi nedenlerle yapılan/yapılacak zorunlu kitlesel göçler ve küresel ısınma kaynaklı iklim değişikliğinin neden olduğu/olacağı iklim göçleridir. Bu bağlamda yapılan çalışma, literatür tarama yöntemiyle teorik düzeyde hazırlanmıştır. Çalışma da, modern öncesi ve sonrası göç krizlerine ilişkin arka plan incelenmiş ve daha sonra muhtemel göç krizleri ve bu krizlere yönelik önlemler irdelenmiştir.Öğe Küresel salgın (Covid-19) süreci ve yerel yönetimlerin hizmet sunumunda yapısal ve işlevsel değişimler(Dicle Üniversitesi, 2022-05-28) Bimay, Muzaffer; Kaypak, Şafak2019 yılının sonlarında Çin’de ortaya çıkan ve 2020 yılının başlarından itibaren tüm dünyayı olduğu gibi Türkiye’yi de etkileyen COVID-19 salgını, toplumsal yapıyı ve bireylerin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkilemiştir. Özellikle kentlerde kamu hizmetlerinin sunumunda birtakım yapısal ve işlevsel dönüşümlere neden olmuştur. Bu bağlamda küresel salgınla mücadele; yerel, ulusal ve uluslararası işbirliklerine dayanan geniş bir yelpazede yürütülmüştür. Bu çalışmanın amacı, COVID-19 salgını sürecinde yerel yönetimlerin kentsel faaliyetleri kapsamında sürdürdükleri hizmetlerde meydana gelen yapısal ve işlevsel değişimleri tespit etmektir. Çalışma literatür taraması yöntemiyle, güncel veriler ve kaynaklar taranarak üç bölüm halinde kurgulanmıştır. Çalışmada, COVID-19 salgını ile mücadelede yerel yönetimlerin ve özellikle belediyelerin başlangıçta temel ihtiyaçların karşılanmasına yönelik tedbirlere öncelik verdikleri, sonrasında koruyucu ve önleyici tedbirler aldıkları, sosyal hizmetler sundukları, ancak bu hizmetlerin yetki, görev ve sorumlulukları açısından sınırlı kaldığı ve farklı uygulamaları hayata geçirdikleri tespit edilmiştir. Bunun en önemli nedenleri arasında salgın yönetimine ilişkin mevzuatın yetersiz olması ve salgını önleme konusunda uygulanan politikaların desentralizasyona dayanmamasıdır. Dolayısıyla yerel yönetimlerin geri plana itildiği bu süreçte merkezi yönetimin daha etkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda yapılan genel değerlendirmede, küresel salgınlarla mücadelede merkezi yönetimin yerel yönetimlerle iş birliği içerisinde süreci yönetmeleri ve kentsel yaşam alanlarında yürütülebilecek kamu hizmetlerine ilişkin yetkilerin büyük oranda yerel yönetimlere devredilmesi gerektiği ayrıca belirtilmiştir.Öğe Küreselleşme sürecinde kamu politikalarında yaşanan değişimler(Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneği, 2019-12-13) Bimay, Muzaffer; Kaypak, ŞafakToplumsal hayatın sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla hükümetlerin kamu yararı ve ulusal çıkarları göz önüne alarak aldıkları kararlar, yaptıkları tercihler ve ortaya koydukları hukuki metinlerden oluşan kamu politikaları, planlama, önerme, yasalaştırma ve uygulama aşamalarıyla hayata geçirilmektedir. 20. yüzyılın son çeyreği ve 21. yüzyılın başlarında hızlanan küreselleşme süreciyle birlikte, toplumsal hayatın her alanında köklü ve sürekli bir değişim yaşanmış ve bu süreçte diğer toplumsal örgütler gibi devletler de gerek yapısı ve niteliği, gerekse işlevleri ve işleyişi ile sürekli bir değişim baskısı altında politikalarını yeniden biçimlendirmeye çalışmışlardır. Özellikle hızlandırıcı bilgi ve iletişim teknolojisindeki gelişmelere bağlı olarak dijital hayatın getirdiği yeni kurallar ve değişen ihtiyaçlar, ticaretin önündeki engellerin kaldırılması ile birlikte çok uluslu şirketlerin siyasi ve ekonomik güçlerinin artması, uluslararası göçlerin sonucunda ortaya çıkan güvenlik kaygıları dünyada ve ülkemizde eğitim, sağlık, konut, sosyal güvenlik, dış ilişkiler, dış ticaret ve vergi politikaları gibi toplumsal yaşamın her alanındaki kamu politikalarının yeniden düzenlenmesini, nitelikli bilgiye ulaşmayı ve katılımcılığı zorunlu kılmıştır. Küreselleşme ile birlikte ortaya çıkan katılımcı demokrasi ve yerelleşmenin özgür ve etkin bireyin yanında ulus devletlerin geleceğini tehlikeye atma ihtimaliyle şekli, özerkliği yetkileri ve meşruiyeti tartışılmakta, ulusal güvenlik kaygıları artmakta ve ülkeler daha farklı iç ve dış politikalar oluşturmaktadır. Yeni oluşturulan kamu politikaları Türkiye gibi coğrafi konumu itibarıyla tehdit noktasında bulunan ülkelerde güvenlik tartışmalarını gündeme getirmekte ve yeni politika arayışları içine girilmektedir. Ayrıca kamu yönetim politikaları alanında hiyerarşik devlet yapısı yerine, kurumlar arasında etkin bir yönetişimi, tek merkezlilik yerine çok merkezli bir yapı, serbest piyasa ekonomisi ve karşılıklı rekabetle oluşacak bir ağ modeli tercih edilmektedir. Bu çalışma, küreselleşme süreciyle birlikte dünyada ve Türkiye’de değişen kamu politikalarının dönüşüm süreçlerini ortaya koymaktadır. Değişen kamu politikalarının özellikle 1980 sonrası dönemde siyasal, ekonomik ve yönetsel anlamda etkili olan neo-liberal politikaların etkisiyle yeni kamu yönetimi anlayışı çerçevesinde bürokrasi, eğitim ve sağlık alanındaki gelişmeler, yeni ekonomik düzen, yenilenebilir enerji, güvenlik eksenli dış politika, yerelleşme, kentleşme ve çevre bağlamında ülkemizin geçirdiği dönüşümün resmini ortaya koymaktır. Bu çalışma nitel araştırma metoduyla yerli ve yabancı kaynak taraması yapılarak gerçekleştirilmiştir.