Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Sanat Tarihi Anabilim Dalı, Tez Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe PTT Pul Müzesinde yer alan tasvirli Osmanlı posta pullarının sanat tarihi çerçevesinde değerlendirilmesi(Batman Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025-02-02) Aktaş, Nurgül; Öztürker Demir, Hazal CeylanPul, posta ücretinin ödendiğini göstermek amacıyla kullanılan, bir yüzü yapışkanlı, diğer yüzü ise genellikle resim ve yazılarla süslenmiş bir kâğıt etikettir. Bu işlevsel obje, posta gönderilerini ücretlendirme amacıyla tarihte ilk kez 6 Mayıs 1840 tarihinde Birleşik Krallık’ta kullanılmaya başlanmıştır. İlk posta pulu, 1 Mayıs 1840 tarihinde basılan ve üzerinde genç Kraliçe Victoria'nın resmini taşıyan, "Penny Black" adıyla bilinen puldur. Türkiye’de posta pullarının kullanımı Osmanlı İmparatorluğu dönemine uzanmaktadır. İlk Osmanlı pulları, Sultan Abdülaziz döneminde, 1 Ocak 1863 tarihinde çıkarılmış ve "Birinci Emisyon Tuğralı Pullar" olarak adlandırılmıştır. Bu pullar, Darphane-i Âmire’de taş baskı (litografi) tekniğiyle üretilmiş, elle boyanarak zamklanmıştır. İlk Türk posta pulları olarak kabul edilen bu eserlerin, üç ayrı emisyonu bulunmakta olup, dönemin teknolojik imkanları doğrultusunda son derece dikkatlice tasarlanmış ve üretilmiştir. Pul, yalnızca bir iletişim ve haberleşme aracı olarak kalmamış, aynı zamanda dünyadaki ücretlendirme sisteminin en zarif örneklerinden biri haline gelmiştir. Pul, üretildiği toplumun kültürünü, geleneklerini, siyasi yapısını ve tarih boyunca geçirdiği değişimleri yansıtan bir sanat objesi olarak da önem kazanmıştır. Bu estetik ve tarihsel değeri dolayısıyla, posta pullarını, onlara eşlik eden zarfları ve benzeri nesneleri toplama eylemi zamanla bir hobiye dönüşmüş, bu hobi ise "pul koleksiyonculuğu" veya "filateli" adını almıştır. Pul koleksiyonculuğu yapan kişilere ise "filatelist" denilmektedir. Pul, dünyada dolaşımı olan hem en küçük hem de en etkileyici obje olarak kabul edilmektedir. Bu, pulların zaman içinde nasıl eşsiz birer sanat eserine dönüştüğünü ve tasarlanırken estetik kaygılarla ele alındığını da ortaya koymaktadır. Ancak, pul görsellerinin Sanat Tarihi perspektifinden ele alınması ve tasvir edilmesi gibi bir çalışma, bugüne kadar kapsamlı bir şekilde gerçekleştirilmemiştir. Bu bağlamda, çalışmamızın amacı, Osmanlı Dönemi tasvirli posta pullarını Sanat Tarihi disiplini çerçevesinde incelemektir. Çalışma kapsamında, PTT Pul Müzesi’nde sergilenen Osmanlı dönemi pullarının süsleme öğeleri, Sanat Tarihçisi bakış açısıyla ve tasvirleme yöntemleri kullanılarak açıklanacaktır. Bunun yanı sıra, söz konusu pulların tarihçesi, terminolojisi, baskı teknikleri, tasarımcıları ve dönemin kültürel bağlamı hakkında da bilgi sunulacaktır. Bu değerlendirme, sınırlı bir yetkinlik alanı içinde yapılacak olup, bu durum çalışmanın kapsamını ve sonuçlarını anlamada göz önünde bulundurulmalıdır. Bu çalışma, Osmanlı dönemi tasvirli posta pullarının estetik ve tarihsel değerini Sanat Tarihi perspektifinden ele alarak, pul tasarımında kullanılan süsleme öğelerini ve bu öğelerin dönemin kültürel yapısıyla olan ilişkisini derinlemesine incelemeyi hedeflemektedir.Öğe Batman müzesinde bulunan Osmanlı dönemi sikkeleri(Batman Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025-02-12) Arı, Mehmet Nezir; Öztürker Demir, Hazal CeylanParanın ve sikkelerin icadından önce insanlar, ihtiyaçlarını karşılamak için takas yöntemiyle mal değişimi yapmaktaydılar. Ancak para ve sikkelerin kullanıma girmesiyle birlikte, bu yeni ödeme aracı ticaretin daha düzenli hale gelmesini sağlamış ve alışverişi kolaylaştırmıştır. Sikkeler, üzerlerinde taşıdıkları bilgiler sayesinde, devletler hakkında önemli veriler sunar. Hükümdarların tahta çıkış yılları, sikkelerin basıldığı yerler ve tarihler gibi detaylar, tarihsel araştırmalar için değerli bir kaynak oluşturur. Bu sikkeler aynı zamanda devletlerin fetihleri, ekonomik durumları ve sosyal yapıları hakkında da bilgi edinmemizi sağlar. Günümüzde, müzelerde sergilenen ve arkeolojik kazılarla gün yüzüne çıkarılan sikkelerin incelenmesiyle, geçmişteki uygarlıklar ve bunların basmış oldukları sikkeler hakkında daha fazla bilgi edinmemize yardımcı olmaktadır. Özellikle Osmanlı İmparatorluğu gibi geniş topraklara sahip bir devletin sikkelerinin incelenmesi, sadece Osmanlı tarihi değil, aynı zamanda dünya tarihi açısından da büyük bir önem taşır. Bu çalışmada, sikkelerin evrimi ve üretim tekniklerine değinilmiş, Osmanlı öncesi sikkeler kısaca ele alınmıştır. Ayrıca Osmanlı sikkelerinin malzeme türü, birimi, darphaneleri ve içerdiği terimler detaylı olarak sunulmuştur. Batman Müzesi envanterindeki Osmanlı sikkeleri arasında yer alan 40 sikke, dönemi, basım tarihi ve yeri, üzerindeki yazılar ve süslemeler açısından incelenerek değerlendirilmiştir.Öğe Batman Müzesi’nde bulunan Bizans sikkeleri(Batman Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025-02-06) Oğuz, Simayet; Öztürker Demir, Hazal Ceylan2023-3024 yıllarında Batman Arkeoloji Müzesi'nde yapılan bir keşif gezisinde Bizans sikkesine ait parçalar bulunmuştur. Bu sikkelerin 3 adedi altın, kalan 106 adedi ise bakır/bronzdur. Bizans sikke kataloğu, Anastasius (MS 491 ve 518) sikkesiyle başlar. 1. Manuell Komnenus (MS 1143 ve 1180) sikkesiyle sona erer. Batman Arkeoloji Müzesi'nde araştırma malzemesi olarak hizmet veren 109 adet Bizans sikkesi bulunmaktadır. Eserin katalog kısmında müzede bulunan sikkelerin stok numaraları listelenmektedir. Aşağıdaki 109 Bizans sikkesi Batman Arkeoloji Müzesi sikke koleksiyonunda bulunmuştur. Bu tez içerisinde değerlendirilen sikkeler, yaygın nümismatik yayınların kabul ettiği sistemce katalog oluşturulmuştur. Bu sisteme göre Bizans imparator ve imparatoriçeler, darp yerleri, madeni paralar ile birimler kronolojik olarak takip ediliyordu. Ayrıca Batman müzesinde bulunan Bizans sikkeleri tespit edilip, madeni paraların görüntüleri arkalı önlü çekilip en net biçimde katalogda yer verilmiştir. Tüm bilgiler Batman müzesinden alınıp doğru bir biçimde bilimsel açıdan değerlendirilip açıklanmıştır. Katalogda yer alan madeni paraların ön ve arka yüzünde figür ve yıl görülmektedir. Madeni paranın altın ve gümüş biriminde metali, ağırlığı ve çapı ele alınmıştır. Bakır birimler için de önce çap, sonra ağırlık dikkate alınıp tez bölümüne eklenmiştir. Ardından bibliyografik bilgiler ve madeni para envanter sayısı ele alınmıştır. Burda Dumbarton Oaks kataloğu, anonim A2 grubunun madeni para kronolojisi ve açıklamaları dikkate alındı. Ortaya çıkan yeni tipler ise, o türün benzer varyasyonunun sonuna eklenilmiştir.Öğe Hasankeyf Müzesi’nde bulunan etnografik madeni eserler(Batman Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025-02-15) Öztürker, Reyhan; Öztürker, Hazal CeylanAnadolu’nun geleneksel kültürünü yansıtması ve dönemin sanatsal üslubu hakkında bizlere bilgi veren el sanatları bölge geçmişi ve günümüz durumu hakkında bağlantı oluşturabilmemiz açısından önemlidir. El sanatlarının bir dalı olarak değerlendirilen maden sanatı ise Anadolu’nun çeşitli yörelerinde bulunan müze ve koleksiyonlarında sergilenen eserlerden de anlayabileceğimiz üzere bu topraklarda deşiğim ve gelişim geçirerek tarihsel süreçte çeşitlenmiştir. Batman il sınırları içerisinde yer alan Hasankeyf stratejik konumu itibariyle birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış önemli bir tarihi yerleşim alanıdır. Tarih öncesi dönemlerden beri uygarlıkların tercih ettiği bölge İslami dönemi devletleri arasında da sıklıkla el değiştirmiş daha sonra Osmanlının hakimiyetine geçmiştir. Tarihsel süreçte yaşanan çeşitli uygarlıkların iskanıyla bölgede taşınmaz kültür varlıklarından ziyade bölgenin el sanatları alanında da gelişmiş bir seviyeye ulaştığını müze de sergilenen birçok eserde de görmekteyiz. Hasankeyf Müzesi’nde bir grup etnografik madeni eser üzerine yapmış olduğumuz bu çalışmada incelenen örneklerin yapımında kullanılan malzeme, yapım tekniği, süsleme tekniği ve süsleme türleri gibi özellikleri detaylıca incelenmiş, üzerinde tarih ibaresi bulunan eserlerin çevirileri yapılmış, tarih ve kitabesi bulunmayan eserler ise form, biçim özellikleri dikkate alınarak benzer müze ve koleksiyon eserler ile karşılaştırılıp dönem varsayımı yapılarak dönemin kültür ve sanat anlayışı ortaya konmaya çalışılmıştır.