Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 10 / 17
  • Öğe
    433 numaralı Birecik şer’iye sicili transkripsiyon ve değerlendirmesi
    (Batman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019-08-09) Erez, İbrahim; Alaca, Hanife
    Şer’iyye Sicilleri Osmanlı Devleti’nde kaza idari birimi altında, davalarda verdikleri kararların ve merkezden gelen emirlerin kaydedildiği defterlerdir. Bizim araştırdığımız tezin konusu ise 433 Numaralı Birecik Şer’iyye Sicilidir. Bu sicilden yararlanarak Birecik’in sosyal, ekonomik, kültürel, bölgesel ve kent yapısını ayrıntılı bir şekilde görebiliriz. Bu yönden şer’iyye sicillerinin ehemmiyeti çok büyüktür. Birecik’e 1899-1900 yılları arasında sosyo-kültürel açıdan baktığımız zaman yoğun olarak Müslümanların kısmende olsa gayr-i müslimlerin hayatlarını idame ettirdiklerini görüyoruz. Genelde Müslümanlar; tarım, hayvancılık, ziraat gibi ekonomik faaliyetlerle uğraşmışlardır. Gayr-i Müslimler ise daha çok sanat ve ticaret gibi şehir yapısını ilgilendiren mesleklerle uğraşmışlardır. Bu çalışmayla 1899-1900 yıllarında Birecik’in sosyal yapısını, ekonomik faaliyet alanlarını, kent olarak; mahallelerini, kazalarını ve köylerini, bu dönemde yoğun olarak kullanılan kişi adlarını ve lakaplarını, Müslümanlar ile Gayr-i müslimler arasındaki sosyal ilişkileri yansıtmaya çalıştık.
  • Öğe
    2795 numaralı Van eyaleti gayrimüslim nüfus defterinin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi
    (Batman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019-06-26) Uluşık, Rıdvan; Alaca, Hanife
    Osmanlı İmparatorluğu’nda nüfus sayımları modern anlamda ilk olarak 1831 yılında yapılmaya başlanmıştır. Bu tarihten önceki sayımlar genellikle vergi ve arazi tespitine yönelik yapılan tahrir sayımlarıdır. Bu sayımlar bölgeye ait nüfus özellikleri konusunda aydınlatıcı bilgiler verse de nüfusun tespiti için yetersiz kalmıştır. Modern manada yapılan nüfus sayımları ile devlet, sahip olduğu insan potansiyeli, askeri gücü ve vergi yükümlülükleri hakkında ayrıntılı bilgilere sahip olmaya çalışmıştır. Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde bulunan H.1252 / M.1836 tarihli, NFS.d kodu 2795 numarası ile kayıtlı olan “Van Eyaleti Dahilindeki Gevaş, Karçıkan, Havasor ve Vastan Nahiyelerinin Gayrimüslim Erkek Nüfus Defteri” esas alınarak hazırlanan bu çalışmada Osmanlı’da nüfus ve Van’ın geçmişten günümüze kısa tarihi ele alınmış, daha sonra 2795 numaralı defterdeki veriler incelenerek o zamana ait bölgenin sosyal durumu ve nüfus özellikleri üzerinde durulmuştur.
  • Öğe
    417 numaralı Siirt Şer’iyye Sicili transkripsiyon ve değerlendirmesi
    (Batman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019-11-22) Aslan, Ümran; Karlangıç, Osman
    Bu araştırmanın amacı Osmanlı Dönemi’nde bir Türk şehri olan Siirt ve bağlı yerlere ait mahkeme kayıtlarını ihtiva eden 417 numaralı şer’iyye sicilinin gerekli izahat ve değerlendirmeleri ışığında transkripsiyonunu yapmak, o dönemde Siirt’in sosyal, ekonomik, hukuki ve kültürel yönlerini anlamak ve açıklığa kavuşturmaktır. Üzerinde çalıştığımız defterin kapsadığı tarihlerde Siirt Livâsı Bitlis Vilâyetine bağlı idi. 417 Numaralı defterde Osmanlı mahkemesine intikal eden davalar, vakıflar, arsa-mülk satışları, vasi tayini, askeri konular ve arzuhal kayıtları bulunmaktadır. Bölgede çok kültürlü, farklı etnik kimlikler yaşadığından bu yapı mahkeme kayıtlarına da yansımıştır. Bu nedenle çalışmamızın özünü oluşturan 417 numaralı Siirt Şer’iyye sicili belli bir dine ait kişilerin kaydedildiği defter olmaktan ziyade Müslüman ve gayrimüslimlerin kaydını içeren bir defterdir.
  • Öğe
    Geleneksel ile çağdaş arasında kalmış bir kurum: Darü’l-Fünûn
    (Batman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020-10-30) Kaya, İlyas; Özteke, Fahri
    Osmanlı Devleti’nde Tanzimat Dönemi ile eğitimde başlayan modernleşme hareketleriyle birlikte askeri eğitim veren okulların dışında sivil eğitim kurumları da açılmaya başlamıştır. Özellikle yükseköğretim alanında medreselerin işlev kaybetmesi, eğitimde yeni arayışlara neden olmuştu. Devrin şartları gereği Fransa ile yakınlaşan Osmanlı devlet adamları, Fransa’daki eğitim sistemini Osmanlı eğitim sistemine uyarlamaya çalışmışlardı. Bunun sonucunda medreseler dışında yükseköğretim alanında eğitim verecek olan Darü’l-fünun fikrinin oluşmasına zemin hazırlamıştı. Türkiye’deki modern üniversitelerin temeli sayılan Darü’l-fünunun 1863 yılında başlayan serüveni, 1900 yılına kadar devam etmiş. Bu süreç içerisinde üç defa açılıp kapanmıştı. Bu tarihten sonra devrin siyasi şartlarına göre şekillenen Darü’l-fünun, Cumhuriyet Dönemi’ne kadar intikal etmişti. Araştırmamızda Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne Darü’l-fünunun modernleşme serüveni ele alınmış, Atatürk devrimleri sırasında Darü’l-fünunun nasıl bir bakış açısına sahip olduğu ve devrimlere olan katkısı ele alınarak İstanbul Üniversitesinin temel oluşum noktası çözümlenmeye çalışılmıştır.
  • Öğe
    Jacob Isidor Mombert’in “Haçlıların Kısa Tarihi” adlı eserindeki sonraki haçlı seferlerinin değerlendirilmesi (Çeviri, tanıtım ve değerlendirme)
    (Batman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019-06-25) Çelikal, Şehmus; Ağır, Abdullah Mesut
    Haçlı Seferleri, doğu ile batının, Hristiyan ile Müslümanların karşı karşıya geldiği önemli siyasi ve askeri olaylardan birisidir. Haçlı Seferleri, siyasi, sosyal ve ekonomik düzeni bozulan Avrupa’nın Roma kilisesi öncülüğünde Hristiyanlar arasındaki birlikteliğin yeniden sağlanması amacıyla Kutsal toprakları kurtarmak gibi ateşleyici bir sloganla halkın dini duygularına dokunarak bunları kışkırtmış, bunun sonucunda milliyeti farklı pek çok Avrupalı’nın müştereken seferlere iştirakini sağlamıştır. Bu suretle 1096-1270 yılları arasında Papa’nın çağrısıyla Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden milyonlarca insan bu seferlere katılmıştır. Roma kilisesi, her ne kadar Haçlı Seferlerinin sebeplerini dini amillere dayasa da bunun asıl nedeni siyasi, sosyal ve ekonomik sebeplerde yatmaktadır. Aynı zamanda Avrupa’da baş gösteren salgın hastalıklar ve bunun akabinde görülen açlık ve sefalat bu dönem Avrupa toplumunu derinden etkileyen sosyolojik problemlerdi. Halkın bu denli olumsuzluklar içinde yaşaması sefer için yapılan çağrıya olumlu cevap vermesine neden olmuştur. “Kutsal Toprakları Kurtarmak” deyimin yanında olumsuzluklar içinde yaşayan halka doğudan elde edecekleri zenginlikler anlatılmış ve halkın heyecanla sefere katılması sağlanmıştır. İslâm topraklarına yapılan bu seferler başta kısmen başarılı olsa da genel sonuçları itibariyle başarısız olmuştur. İki yüz yıllık bu savaş tecrübesi Haçlılara doğu’nun hiçbir zaman alınamayacağını öğretmiştir.
  • Öğe
    181 numaralı Harput şer'iyye sicilinin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi (Hicri 1041-1042/miladi 1632-1633)
    (Batman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019-09-27) Erzengin, Adem; Türkmen, Mustafa Nuri
    Şer’iyye sicilleri eski dönemlerde olduğu gibi Osmanlı’nın da kendi şer’iyye sicilleri kendi tarihinin aydınlatılmasında en önemli kaynaklardandır. Şer’iyye sicillerinin ihtiva ettiği bilgiler tahlil edildiği döneme ışık tutar. Dönemin idari ve askeri yapısı, soysa-ekonomisi hakkında detaylı bilgiler sunmaktadır. Nitekim araştırma çalışmamıza konu olan 181 envanter numaralı Harput şer’iyye sicili tarih araştırmacılarına yazıldığı dönemin yukarıda saydığımız konular hakkında detaylı bilgiler sunar. 181 numaralı Harput şer’iyye sicilinde; satış akdi, alacak-verecek meselesi, miras paylaşımı, nafaka ve hibe gibi davalar yoğunluktadır ve bu davalar şer’i hukuka göre kadı tarafından hüküm verilip daha sonra muhkem neticeye ulaşan dava kayıtlarını ihtiva eder. Mahkemeye sicil incelendiğinde anlaşılacağı üzere hem müslim hem de zimmîler eşit haklarla başvurup haklarını şer’i mahkemede şer’i hukuka göre arayabilmişlerdir. Dolayısıyla şer’iyye sicilleri döneme ışık tutması açısından çok ehemmiyetli kaynaklardandır.
  • Öğe
    167 numaralı Edirne Şer’iyye Sicili transkripsiyon ve değerlendirilmesi
    (Batman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019-11-22) Gevrek, Yakup; Türkmen, Mustafa Nuri
    Osmanlı devletinin sosyal ve ekonomik durumu hakkında yerel tarih açısından bilgi sahibi olmamıza yardımcı olan Şer’iyye Sicilleri defterleri araştırmacıların başvurduğu en önemli kaynaklardan birisidir. Tereke defterlerinden yola çıkarak halkın hangi mesleği icra ettiklerini ve geçimlerini sağlayabilmeleri için tarım, hayvancılık ve nakliye vesaire ile uğraşmışlardır. İnsanların eşyalarını temin etmeki bir yerden başka bir yere seyehat etmek veya yüklerini taşımada kolaylık sağlaması amacıyla binek hayvanlardan yararlanmışlardır. Bu nedenle binek hayvanlar sosyal ve ekonomik hayatta en önemli ulaşım araçları durumundadır. Ölen kişilerin menkul ve ğayrimenkullerinin malları kadılar aracılığıyla varislere teslim edilmeleri ve hangi coğrafi bölgelerde yaşadıklarını öğrenmemizde bir fikir sahibi olmamıza imkân sağlıyor. Çalışmamızın ana kaynağı Şer’iyye Sicilidir. 167 numaralı Şer’iyye Sicilleri defterleri Edirne’nin 1174-1175/ 1760-1761 yılları arasında meydana gelen gelişmeleri kapsamaktadır. Osmanlı devletinde kadı, naip, kassam, vakıf, miras, Osmanlı millet sistemi gibi konular hakkında bilgiler verilmiştir.
  • Öğe
    566 numaralı (H.1196-1197/M.1782-1783) Karaferye kazası şer’iyye sicili transkripsiyon ve değerlendirmesi
    (Batman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020-09-10) Çelik, Sadiye; Nasıroğlu Aydın, Mehtap
    Karaferye(Béroia/Véria) kazasının sosyal, ekonomik ve idari hayatına ışık tutan 566 Numaralı Karaferye kazası şer’iyye sicili, 1782-1783 (1196-1197) yıllarını kapsamaktadır. Toplam dört bölümden oluşan çalışmamızın giriş bölümünde şer’iyye sicillerine değindikten sonra ikinci bölümde Karaferye kazasının tarihine ve Osmanlı’da hukuk konusuna odaklandık. Sicilin transkripsiyonu yapıldıktan sonra da bazı önemli konu başlıkları altında değerlendirilmeye tabi tutulmuştur. Vergiler ve vergilerin toplanmasında meydana gelen aksaklıklar, sicilin önemli bir kısımını oluşturmaktadır. 96 hükümden oluşan şer’iyye sicilinde şehir hayatına ayna tutan başlıca konular şunlardır; vergiler, tayinler, miras kayıtları, vakfiye kayıtları, zahire, et ve kalyoncu ihtiyaçları, borç-alacak meseleleri, arazi mülkiyeti, eşkiyalık, darp etme, hırsızlık ve gasp. Sicil, bize aynı zamanda yargıç, ve yerel yönetici olarak görev yapan kadının Osmanlı şehir hayatındaki kilit konumunu da göstermektedir.
  • Öğe
    Ortaçağ’da Avrupalı seyyahların kayıtlarında Prester John
    (Batman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019-11-22) Toprak, Uğur; Ağır,Abdullah Mesut
    Bu çalışmada Ortaçağ Avrupalı seyyahların kayıtlarında geçen ve bu kıtada oldukça yaygın olan Prester John ile ilgili kayıtları derlemeye çalıştık. Bu bağlamda Johann de Plano Carpini, Benjamin Tudela, Willem Rubruck, Jean de Joinville, Marco Polo, Odoric Pordenone, Sir John Mandaville ve Pero Tafur’un seyahatnameleri ayrı başlıklar altında incelenmiş ve bunların çalışmalarında geçen Prester John ile ilgili kayıtları derlenmiştir. İlk Haçlı seferi istisna edilecek olursa Hıristiyan Avrupa ve Türk-İslâm devletleri ile yapılan mücadelelerin genellikle yenilgiyle sonuçlanması, Moğolların girişmiş oldukları istila hareketleri münasebetiyle Roma Haçlı ruhunu yeniden canlandırmak ve Müslümanlara karşı tertip edilecek diğer Haçlı Seferleri’ne taraftar bulmak amacıyla bu söylenceyi ortaya atmışlardır. Papalık tarafından ortaya atılmış olan bu söylenceye göre Prester John adındaki Rahip Kralın Hıristiyan olduğu, Katolik Avrupa ile Müslümanlara karşı birleşmeye meyilli olduğu fikirleri mezkûr kraldan geldiği iddia edilen bir mektup metnine istinaden ileri sürülmüş ve bu amaçla Haçlı güçleri motive edilmiştir. Prester John ve ülkesinin varlığına ilişkin deliller arayan Hıristiyan dünyasının bu arayışında en büyük rolü seyyahlar üstlenmişlerdir. Zira kimi zaman Papalık kimi zaman da tarikatlarca aldıkları çeşitli vazifelerle başka topraklara yolculuk eden bu seyyahlar Prester John’un mevcudiyetini araştırmış ve bu kral ile ilgili bilgilere seyahatnamelerinde yer vermişlerdir.
  • Öğe
    II. Meşrutiyet Dönemi (1908-1919) Diyarbakır mebuslarının meclis faaliyetleri
    (Batman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019-11-22) Tarıncı, Salih; İdem, Tekin
    Bu tez çalışmasının konusu Osmanlı imparatorluğunun son yıllarında II. Meşrutiyet’in (1908) ilan edilmesi ile tekrar açılan Meclis-i Mebusan’a seçilen Diyarbakır mebuslarının meclis faaliyetlerini kapsamaktadır. Araştırma 1908-1919 yılları arasındaki meclis çalışmalarında bulunan Diyarbakır mebuslarının özgeçmişleri; Meclisteki kanun teklif ve tasarıları hakkında görüş bildirme, söz alma, önerge, gibi faaliyetleri ile kendi seçim bölgeleri ve ülke geneline olan katkılarının ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu tez çalışmasının konusu olan II. Meşrutiyet dönemi Diyarbakır mebusları 1908-1919 Meclis-i Mebusan’da I. II. III. ve IV devre çalışmalarda bulunmuşlar. I. Devrede 1 mebus, II. ve III. Devrede 2 mebus Diyarbakır’dan Meclis-i Mebusan’a seçilmiş. Seçilen mebuslar meclis çalışmalarına aktif bir şekilde katılmış birçok komisyon ve şubede görev almış, birçok konuda söz almış, kanun teklifi ve önergeler vermiştir. I. Cihan Harbi ve Ülkenin işgali sırasında bile vatan uğruna görevlerini aksatmadan sürdürmüşler. Araştırmanın sonucunda Diyarbakır mebuslarının Osmanlı Ülkesini ve Diyarbakır’ı ilgilendiren birçok konuda mecliste konuşma, önerge, kanun teklifi verdikleri ve Meclis tartışmalarına aktif olarak katıldıkları incelenen meclis zabıt tutanaklarında görülmüştür.