Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 7 / 7
  • Öğe
    Aspir ve kanola biyodizeli kullanımının egzoz emisyonu ve motor performansına etkilerinin incelenmesi
    (Küresel Mühendislik Çalışmaları Dergisi, 2016-04-01) Aydın, Hüseyin; Işık, Mehmet Zerrakki; Ziyadanoğulları Budak, Neşe; Oktay, Hasan; Bayındır, Hasan; Yücel, Halit Lutfi
    Biodiesel fuel, which can be produced from crude or waste vegetable oil, is an important alternative renewable fuel for diesel engines. Particularly the use of vegetable oils for diesel engines has found an important place in several surveys. Biodiesel can be used alone, or blended with petrodiesel in any proportions. Biodiesel is suitable for usage at conventional diesel engines without modification. In this study, canola and safflower oil biodiesel methyl is realized by using the esterification method.. The produced biodiesels were blended in %(50) (in volume) with diesel fuel. The blends were tested in a four cycle, four cylinder Diesel engine. The effects of biodiesel addition to Diesel No. 2 on the performance and emissions of the engine were examined at full load. The resulting performance values were found to be similar to diesel fuel. In general, specific fuel consumption of biodiesel is higher than diesel at all engine loads. Significant difference between the exhaust temperature is not determined. AB50 biodiesel compared to diesel HC emissions at high loads began to decline. NOx, CO2 and O2 emissions ratio has increased at high loads for Biodiesel fuels. Experimental results showed that the produced biodiesels can be partially substituted for the diesel fuel at most operating conditions in terms of the performance parameters and emissions without any engine modification and preheating of the blends.
  • Öğe
    Bir dizel motorlu jeneratörde kısmi LPG kullanımının motor performansı, yanma ve egzoz emisyonlarına etkilerinin deneysel olarak araştırılması
    (Batman Üniversitesi, 2017) Aydın, Ahmet; Aydın, Hüseyin
    Dünyadaki enerji ihtiyacının büyük bir bölümü petrolden sağlanmaktadır. Ayrıca petrolün dikkate değer bir kısmının da motorlu araçlarda yakıt olarak kullanılması alternatif enerji kaynağı arayışlarını artırmıştır. Çevre kirliliğinin büyük sebeplerinden biri motorlu araçların yaydıkları emisyonlardır. Emisyon standart değerlerinin giderek daha düşük değerlere çekilmesi daha düşük emisyonlu motor yakıtlarını kullanmaya zorlamaktadır. LPG'nin kolayca bulunması, güvenli depolanabilmesi, emisyon değerlerinin birçok yakıta göre düşük olması sebebiyle özellikle otomotiv sektöründe ilgi uyandırmaya başlamıştır. Bu çalışmada bir dizel motorlu jeneratörde ikincil yakıt olarak, manifolda püskürtülen kısmi LPG'nin oranının motor performansı, yanma ve egzoz emisyonlarına etkisi incelenmiştir. Deneyler dört silindirli, dört zamanlı, su soğutmalı dizel motorlu bir jeneratörde yapılmıştır. Yapılan deneylerden elde edilen sonuçlara göre; genel olarak LPG oranının artması ile beraber vuruntu meyilli, silindir basıncı ve egzoz gaz sıcaklığında bir artış olduğu görülmüştür. Ayrıca özgül yakıt tüketimi ve kütlesel yakıt tüketiminin de arttığı söylenebilir. Emisyon açısından test sonuçları incelendiğinde; LPG katkısıyla genel olarak CO ve HC emisyon yoğunluklarında bir artış görülmüştür. CO2 emisyonları %40 oranına kadarki LPG katkısında yoğunluğunda düzenli bir azalış gözlemlenirken, bu oranın üzerindeki LPG katkısında hızlı bir düşüş göstermiştir. Öte yandan genel olarak LPG oranının artması O2 emisyon yoğunluğunu önemli bir ölçüde azaltmıştır. Genel olarak belli oranlara kadar LPG kullanımı ile yanma, performans ve emisyon değerleri dizel yakıtına benzer çıktığından bu oranlarda LPG'nin dizel motorlarında ikincil yakıt olarak kullanımının mümkün olduğu görülmüştür.
  • Öğe
    Mangan esaslı dizel - biyodizel yakıt karışımlarının bir dizel motorda kullanımının araştırılması
    (Batman Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022-09-08) Tan, Tarhan; Aydın, Selman
    Bu çalışmada, dizel yakıtı ve atık bitkisel yağlardan elde edilen biyodizel yakıtı belli oranlarda karıştırılarak hazırlanan yakıtın kimyasal ve fiziksel özelliklerini iyileştirmak amacıyla B25 ve B65 yakıt türlerine sırasıyla 100 ppm ve 60 ppm mangan standart çözeltisi eklenmiştir. Bu yakıtlar B100 (%100 biyodizel), B25 (%25 biyodizel ve %75 dizel), B65 (%65 biyodizel ve %35 dizel), KB25 (%25 biyodizel, %75 dizel ve Mn(NO3)2 katkısı), KB65 (%65 biyodizel, %35 dizel ve Mn(NO3)2 katkısı) biçiminde hazırlanmıştır. Hazırlanan deney yakıtlarının fiziksel ve kimyasal analizinde yakıtlara mangan katkı maddesi eklenmesi ile yoğunluk, viskozite ve parlama noktasını düşürmüş setan indesi, donma noktası ve ısıl değeri bir miktar yükseltmiştir. Yanma ve emisyon testlerinde B100 yakıtı yerine D100 yakıtı baz alınarak, sabit 1500 dev/dak çalışan bir dizel araştırma motorunda farklı ortalama efektif basınç (0 OEB, 2 OEB, 4 OEB ve 6 OEB) parametrelerinde test edilerek grafiksel olarak karşılaştırılmıştır. Deneysel veriler incelendiğinde; 6 OEB parametresinde en yüksek değer silindir gaz basıncı, basınç artış oranı, ortalama gaz basıncı ve net ısı salınımında KB25 yakıtında ve kümülatif ısı salınımın ise DY yakıtında gerçekleşmiştir. Emisyon değerleri incelendiğinde 4 OEB ve 6 OEB parametrelerinde HC ve O2 emisyonları tüm yakıt türlerinde DY yakıtından daha az değere sahip olduğu tespit edilmiştir. CO2 emisyon değerleri DY yakıtına en yakın yakıt türü 2 OEB ve 6 OEB parametrelerinde KB65 yakıtı, CO ve NOx emisyonlarında en düşük değer B25 yakıtındadır. Sonuç olarak biyodizel ve mangan standart çözeltisi karışımlarının belirli oranlarda dizel yakıtına katılarak alternatif yakıt olarak kullanılabileceği görülmüştür.
  • Öğe
    Jeneratörlü bir dizel motorunda bitkisel biyodizelinin performansa ve egzoz emisyonlarına etkisi
    (Dicle University, 2016) Ercan, Umut; Arca Batı, Zülal; Aydın, Selman
    Fosil kökenli kaynakların gün geçtikçe azalması alternatif yakıt olarak biyodizele olan talebi arttırmıştır. Biyodizel tek başına ya da dizel yakıtla belli oranlarda karıştırılarak motorda herhangi bir değişikliğe gerek kalmadan kullanılabilmektedir. Bu çalışmada transesterifikasyon yöntemiyle üretilen bitkisel yağ kökenli biyodizel % 10 oranında dizel yakıtıyla karıştırılmıştır. Elde edilen biyodizel-dizel karışımı 4 silindirli jeneratörlü bir dizel motorda sabit hız ve farklı yüklerde test edilmiştir. Bu testler sonucunda performans karakteristiklerinin dizel yakıtından düşük olduğu, özgül yakıt tüketiminin ise her yükte dizel yakıtından daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. BB10 yakıtının CO ve CO2emisyon değerleri dizel yakıtına oranla daha düşük çıkmış; HC ve NOx emisyonlarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir.
  • Öğe
    Dizel motorlarında yakıt olarak farklı oranlarda metanol kullanımının sayısal incelenmesi
    (Batman Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2024-05-27) Çiçekliyüz, Esra; Altun, Şehmus
    İçten yanmalı dizel motorlarında petrol kökenli yakıt tüketiminin ve zararlı egzoz emiyonların azaltılması çalışmaları kapsamında alkol yakıtları yoğun bir şekilde araştırılmaktadır. Alkol yakıtları arasında özellikle taşımacılık sektörünün karbonsuzlaştırılması kapsamında metil alkole (metanol) olan ilgi giderek artmaktadır. Bu çalışmada bir dizel motorunda alternatif yakıt olarak farklı oranlarda metanol kullanılmasının sayısal olarak araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaç ile dizel yakıtına kademeli oranlarda eklenen metanolün ANSYS-Forte ortamında oluşturulan tek silindirli ve direk püskürtmeli bir dizel motor modelinde yakıt olarak kullanılması sonucu yanma ve egzoz emisyon karakteristiklerindeki değişimler incelenmiş ve ayrıca en fazla metanol oranının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Çalışma iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Öncelikle dizel yakıtına hacimsel olarak metanol eklenmesinin etkisi araştırılmıştır. Bu şekilde hacimsel olarak %40 oranına kadar eklenmiş ancak bu oranda yanma yeterli bir düzeyde gerçekleşmemiştir. Dolayısıyla hacimsel olarak %10, %20 ve %30 oranlarında metanol ve dizel yakıtından oluşan (M10, M20 ve M30) karışım yakıtları kullanılarak motor performansı, egzoz emisyonları ve yanma karakteristikleri sayısal olarak incelenmiştir. Daha sonra %10 metanol içeren (M10) yakıt karışımı ile farklı püskürtme avansları çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, yakıttaki metanol oranının artmasıyla indike basınç, maksimum basınç, yanma verimliliği, ısı salınımı, maksimum sıcaklık, silindir içi basınç, HC, NOx ve CO emisyonu değerlerinde düşüş izlenirken, ısıl verimde ise başta bir miktar artış izlenirken daha sonra yakıt karışımındaki metanol oranının artışına bağlı olarak ısıl verimde düşüş olduğu görülmüştür. Çalışmanın ikinci aşaması olan M10 yakıtında püskürtme avansının arttırılmasıyla, maksimum basınç, yanma verimliliği, yanmamış HC emisyonu, NOx, ısı salınım oranı, maksimum sıcaklık ve silindir içi basınç değerlerinde artış; indike basınç, ısıl verim ve CO emisyonunda ise avansın arttırılmasıyla birlikte düşüş olduğu tespit edilmiştir.
  • Öğe
    Nano titanyum-dioksit katkılı yakıt karışımlarının bir dizel motorda kullanımının araştırılması
    (Batman Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2024-11-20) Atmaca, Aytaç; Kallioğlu, Mehmet Ali
    Bu çalışmada, Eurodizel yakıtına farklı konsantrasyonlarda (25 ppm, 50 ppm, 75 ppm ve 100 ppm) TiO₂ nano-partikül katkı maddesi eklenerek, tek silindirli bir dizel motorda yanma, performans ve emisyon parametreleri üzerindeki etkileri incelenmiştir. Artan nanopartikül konsantrasyonlarının test yakıtlarında başlangıç durumu olan saf dizel yakıtıyla karşılaştırıldığında, yanma analizlerinde silindir iç basıncı ve net ısı salınımının arttığı gözlemlenmiştir. Performans parametrelerinden efektif verim ve egzoz gazı sıcaklığı artarken, özgül yakıt tüketimi ve özgül enerji tüketimi değerleri azalmıştır. Emisyon değerlerinde ise NOx hariç, CO, HC ve duman emisyonlarının başlangıç durumuna göre azaldığı tespit edilmiştir. Bu azalış ve artış eğilimleri, nanopartikül dozajıyla paralellik göstermektedir. Deneysel bulgulardan elde edilen veriler, ikinci aşamada Yanıt Yüzeyi Metodu (RSM) kullanılarak sekiz farklı matematiksel model oluşturulmuştur. Oluşturulan eşitlikler, nanopartikül konsantrasyonu ve motor yükü girdi parametrelerine dayanmakta olup, R² ≥ 0,9090 istatistiksel sonuçları elde edilmiştir. Elde edilen tüm veriler, beş farklı koşula göre optimum TiO₂ miktarını ve motor yükünü belirlemek için optimize edilmiştir. Tüm modellerde optimum nanopartikül oranının 100 ppm ve motor yükünün 0,3 OEB ile 2,89 OEB arasında değişkenlik gösterdiği belirlenmiştir. Bu sonuçlar, performans ve emisyonlar arasında bir denge kurulmasının önemini vurgulamaktadır. Bu çalışmayla, içten yanmalı motorlarla ilgili gelecekteki araştırmalarda hem akademik hem de endüstriyel kullanıcılara rehberlik etmeyi amaçlamaktadır.
  • Öğe
    Batman ilinde ısıtma sezonunda kullanılan farklı yakıt türlerinin emisyon değerlerinin araştırılması
    (Dicle University, 2016) Kallioğlu, Mehmet Ali; Avcı, Ali Serkan; Ercan, Umut
    Her geçen gün kömür, petrol gibi fosil enerji kaynaklarının daha ne kadar süre kullanılabileceği tartışıla dururken, dünya tüm canlı hayatını tehlikeli boyutlarda etkisi altına alan bir çevre sorunu ile karşı karşıya kalmıştır. Sera etkisi ve ozon tabakasında oluşan deliğin her geçen gün büyümesi sonucunda ortaya çıkan küresel ısınma sorununa çözüm arayışları başlamıştır. Küresel ısınmaya karşı alınacak tedbirlerin başında, atmosfere salınan baca gazı emisyonlarını azaltmanın önemi ortaya konulmuştur. Artan sanayi ve teknoloji ile birlikte, nüfus artışı, şehirleşme, yaşam standartlarının gelişmesi, enerji tüketimini hızlı bir şekilde arttırmaktadır. Batman ili enerji tüketiminin büyük bir kısmı, binalarda ısıtma ve soğutma amaçlı olarak kullanılmaktadır. Bu çalışma ile ısıtma sezonunda batman ilinde kullanılan farklı yakıt türlerinin emisyonları değerleri incelenmiştir. Çalışmada ele alınan parametreler CO2, O2, CO, NO, NOx, SO2‗dir. Ölçümler yakıt türlerine göre önceden belirlenmiş binaların baca gazı çıkında, baca gazı analiz cihazı yardımıyla ölçülmüştür. Elde edilen emisyon değerleri ile dış hava kalitesi standartları karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak, fosil yakıt kullanılan sistemlerin temel emisyon değerleri doğalgaz kullanılan sisteme göre daha yüksektir. Ülkemizde konut ısıtmasında oldukça yüksek oranda kullanılan fosil yakıtlar yerine, daha temiz, daha verimli olan doğalgazlı sistemler kullanılması düşünülmektedir.